Ana içeriğe atla

✍ANKET SONUÇLARI YORUM✍

 




Şirketlerin gelişimindeki en büyük engel nedir? Sorusuna cevap bulmak için bir anket düzenledim.

Değişime direnen çalışanlar  %13

Patronların yetki devretmemesi % 31

Ego savaşları  %33

Vizyon eksikliği  %23

Oranında cevaplar geldi.

Anketime katılanların büyük çoğunluğu yöneticiler, patronlar ve  çalışanlar olmuştur. Çalışanlar ve yöneticiler büyük oranda ; ego savaşları ve patronların yetki devretmemesi görüşünde birleşmişler, Patronlar ise değişime direnen çalışanlar ve vizyon eksikliği görüşünü ortaya koymuşlardır.

 Patronlar vizyon eksikliği cevabını verirken çalıştırdıkları kişiler olarak düşünmüş olabilirler.

O zaman problem nerededir. Bana göre ;

Çalışanlar tarafından baktığımız zaman ; yöneticiler ve patronlar yetkilendirmede , çalıştırdıkları personele güvenmede yeterli değillerdir. 

Yöneticiler ve patronlar personelinin potansiyelini açığa çıkararak neler yapabileceğine fırsat tanımalıdır.

Yöneticiler için konfor alanlarını kaybetme korkusu, patronlar için ise; mevcudu koruma içgüdüsü bunun  önündeki ana engeldir.

Ülkemizde ve dünyada sürdürülebilir şekilde hayatına devam eden kurumsallaşmış şirketler bunu başarmış çalışanının gelişimi paralelinde kendi gelişimini devam ettiren insan odaklı şirketler olmuştur.

Şirketleri geliştirecek , şirkete vizyon katacak , şirketin stratejik yol haritasını belirleyecek  kişiler çalışanlardır. Güvenildiğini hisseden çalışan değer üretmek için çaba gösterecektir.   

Ego savaşları cevabı çalışanlar tarafından büyük oranda cevaplanmasının  nedeni bana göre ; yetkilendirilmemeye ve güvenilmemeye tepki olarak verilmiştir. 

Yöneticiler ve patronlar için tecrübe kıymetlidir . Egoya dönüşen tecrübe kurumun geleceğine ve mevcut yapıya zarar verir. Bunu bilmediğini bilmeme hastalığı olarak ta yorumlayabiliriz.

 Şunu kabul etmemiz gerekir bizim hangi sebeple olursa olsun iletişim eksikliğimiz vardır. Çalışanların fikirlerini , değişim öngörülerini dikkate almayız.

Genelde patronlar ve yöneticiler tarafından ‘’o kadar iyi bilseydi yönetici olurdu, patron olurdu ‘’ cevabı ile teselli buluruz. Bu düşüncenin çöküşü tetiklemesi kaçınılmazdır. Coğrafyamızda bunun çok örneklerini görebiliriz.

Çalışanlar yetkilendirilir ise ; değer verildiğini hisseder.

Şu unutulmamalıdır ; insanlar değer verildiği , güvenildiği ve yetkilendirildiği ortamlarda performans gösterir.

👉Özetle gelişim için ;

 ✔Amaç birliği

✔ Biz kültürü

✔ Liderlerin çekme gücü

✔ İnsan odaklılık (İçerideki insan çalışanlar , dışarıdaki insan müşteriler )

✔Etkili İletişim

✔Ortak değerler 

İlkelerin benimsenmesi gerekir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

STRATEJİK SATIŞ ANALİZLERİNDE YAPAY ZEKA DESTEĞİ

https://www.youtube.com/embed/keLzQTPqh-M?si=dV4Jb6VBFqC6xQ0Z  

🎯SATICILARI MOTİVE ETMENİN 20 YOLU (HAP BİLGİ)

  ✔İstikrarlı, güvenilir ve sürekli bir liderlik sergileyin ✔Başarı için ; itme gücünden ziyade çekme gücünü kullanın ✔Satış Takımı üyelerine “işin tam ortasında” olduklarını hissettirin ✔Bireysel hedef ve görevleri ile örgütün hedefleri arasındaki bağlantıyı gösterin ✔İnsanların; kendilerini iyi hissetmelerine yardımcı olun ✔Takım üyelerinin gelişebilmeleri için meydan okumalarına fırsat verin ✔Beklentilerinizi net olarak belirleyin , açık ve şeffaf bir şekilde iletin ✔Tehditleri yokedin ve cezalandırmaları asgariye indirin ✔Başarıyı ve iyileştirmeleri gözlemleyin ✔Katılımı ve sahiplenmeyi sağlayın ✔Takımınızı amaçları doğrultusunda organize edin(önce gerçekçi bir hedef) ✔Rekabeti dozunda kullanın ,rekabeti katkı sağlama ilkesi ile bağdaştırın ✔Sorumlulukla , hesap verme bilincini birleştirin ✔Dışsal ödüllerle , içsel tatmini bağdaştırın , yüreklere seslenmeyi unutmayın ✔Makul ölçüde kontrol edilebilir ve sonuçları tahmin edilebilir bir ortam sağlayın ✔Hem kısa vade hem de uzun va...

SÜREKLİ KAZANÇ İÇİN VERİNİN ÖNEMİ?

Bugün içinde bulunduğunuz durum gelecekte kurumları nasıl yaşatacağınıza ilişkin önemli ipuçları veriyor.  🔑Gelecekte kurumların ömürleri üzerinde en fazla etki yaratacak olan şey o kurumun kendisini çevreleyen bilgi kaynaklarına hakim olmasıyla doğrusal bir orantı izleyecektir.   Bilgi kaynakları üzerinde etki sağlayan, bilgiyi kendi içine alıp, anlamlaştıran bilgiyi geliştiren en önemlisi de bilgiyi gelişim aracı olarak kullanan kişiler ve kurumlar gücü eline alıp hayatı etkin ve verimli yaşayacaklardır. Geçmiş uygarlıkları analiz ettiğimizde ham madde kaynaklarını ve geçiş yollarını kontrol altında tutanlar güç ve kudret sahibi olarak diğer uygarlıklara karşı hâkimiyet sağlamışlardır.   🔑Günümüzde arzu ettiğiniz gelecek bilgi kaynaklarının geçiş yollarına hâkimiyetinizle olacaktır.  Kurumlar açısından en azından kendisini çevreleyen bilgi kaynakları üzerinde hâkimiyeti olmadan işletmenin geleceğine ilişkin bir politika oluşturmak imkânsızlaşaca...